GÜLSEN TUNCER YILDIZIMIZI ŞİİRLE UĞURLUYORUZ...

Gülsen Tuncer'in hayat dağlarında saklanan insanlık filmi
Ümitler sokağında yalnız kalanların rüzgarını duymaz mı?
Labirentlerin tuzağına getirilen insanlık konuşur sahnesinde
Sakız çiğnemenin zamanını aşan günler pası yarılırken
Evrenin güneşinde doğacak sofraların yağmur damlası memleket olur
Narasını saklamayan Yeşilçam setlerinden kimler gelip geçmedi ki
Tuttuğum ağçların dalları gibi insanlık okyanusunda yüzerken
Uykusuz kalan ülkemin kapısında Galatakulesi ile konuşmam boşuna olur mu?
Ne zaman zalimler çarkının karanlığı başlasa tarihin senaryosunu silmek isterim.
Cesaretimizin alnında kimsesiz değiliz ya
Engelleri aşa aşa bir yüz yılın kalbinde Engin Ayça ile yolculuğumuz tanık aynasına
Roller çalmadan oynadığım her karakterin gerçeğinde insanlığımız onurunu elden bırakmadı.
Gülsen Tuncer tanıdığım en naif insanlar arasındaydı.
81 yaşında aramızdan ayrılması acı olsa da gülen kalbiyle
Kimseyi kırmadı kimseye yan gözle bakmadı ucuz şöhretlere sığınmadı
Bir sabrın deryasında
Bir ömrün canında
Bir kibele ruhunda yıkandı diye düşünüyorum.
Geçen 40 yıllık hayatımın birçok eylem günlüklerinde
O da hep aramızdaydı ki
Ülke bayrağının dim dik ayakta kalması için sanatından taviz vermeden
Soluk soluğa bir yaşam örneği hayatın şemsiyesi oldu.
Mesele dizilerde kalan hikayeler olamazdı her rolün hakkını vermesi
Damıtılmış bir hayatın okullarından gelen ustalığını omzunda taşımanın
Yeryüzü feneri olmanın düşlerini yalnız bırakmamasıydı.
Unutmayacağız...
AKIN OK





Yorumlar