İSMAİL BAHA SÜRELSAN KONSERVATUVARI

İSMAİL BAHA SÜRELSAN KONSERVATUVARI/ANTALYA
Musiki Evi olarak 1991’de kurulan merkez,
1998'den itibaren İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı olarak faaliyetlerine devam etmektedir.
Konservatuvarda;
7 topluluk, 6 eğitim bölümü ve 10 branşta enstrüman kursları bulunmaktadır.
Eğitim bölümlerinde 3 yıl eğitim verilmektedir.
Topluluk üyeleri, öğrenciler ve kursiyerlerin tamamı yetenek sınavı ile kabul edilmektedir. Konservatuvar; Türk sanat müziği, Türk halk müziği ile ses ve şan dallarında müzik eğitimi vermek; çocuk, genç ve yetişkin koroları kurmak; halk oyunları, tiyatro ve enstrüman eğitimleri vermek; tiyatro oyunları sahnelemek; radyo, televizyon, internet ve yazılı medyada görsel, işitsel ve yazılı yayınlar yapmak gibi birçok alanda faaliyet göstermektedir.
İCRA HEYETLERİ VE KOROLAR
Türk Sanat Müziği İcra Heyeti
Türk Halk Müziği İcra Heyeti
Türk Halk Müziği Kadınlar Korosu
Tasavvuf Müziği Topluluğu
Çoksesli Koro
Gençlik Korosu
Çocuk Korosu
EĞİTİM BÖLÜMLERİ
Türk Sanat Müziği
Türk Halk Müziği
Tiyatro
Ses ve Şan Eğitimi
Halk Oyunları
Enstrüman Eğitimi
ENSTRÜMAN KURSLARI
Piyano
Gitar
Keman
Viyolonsel
Mandolin
Bağlama
Yan flüt
Ud
Kanun
Ritim

İSMAİL BAHA SÜRELSAN BESTELERİ

2026-2027 İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı
Bilgilendirme
Metni
Enstrüman Kurs Başvuruları
Günlük sınav kontenjanı 250 kişidir. Sınav aşağıdaki kriterlerden oluşur:
Tek ses, iki ses, üç ses işitme
Melodi tekrarı
Ritim hafızası
Enstrüman icrası
Not: İlk kez başvuracak öğrenciler için enstrüman icrası şartı aranmayacaktır.
Not: Orkestra sınavına başvuracakların enstrümanlarını yanlarında getirmeleri zorunludur.
THM Kadınlar Korosu
Çalışma günleri: Çarşamba 14:00 – 16:00
THM İcra Heyeti
Jüri nezaretinde ve kamera kaydı eşliğinde yapılacak kabul sınavı, her biri 25 puan değerinde olan 4 ana kriterden oluşacaktır:
Tek ses işitme
Melodi hafızası
Ritim hafızası
Eser icrası
Not: Seslendirilecek eserin genişliği en az 1 oktav olmalıdır.
Sahne Sanatları Bölümü Sınav Yerleri
Oyunculuk Ana Sanat Dalı: Şehir Tiyatroları Performans Sahne
Dans Ana Sanat Dalı: Şehir Tiyatroları Performans Sahne
Yazarlık Ana Sanat Dalı: Şehir Tiyatroları Performans Sahne
Yaratıcı Drama kontenjanı toplam 200 kişidir.

HAYATI
19 Kasım 1912’de Bursa’nın Alipaşa mahallesinde doğdu.
Babası, Bursa Askerî Rüşdiye ve İdâdîsi’yle Fransız ve Amerikan kolejlerinde edebiyat, kitâbet ve hat hocalığı yapan Yozgatlı Ahmed Bahâeddin Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Işıklar Askerî Lisesi’ni 1931’de bitirdikten sonra Ankara Ziraat Fakültesi’nden mezun oldu (1935).
6 Eylül 1935’te Nazilli Pamuk Üretme Çiftliği’nde asistan olarak başladığı memuriyeti Ankara (1936), Bursa (1937-1938), Eskişehir (1938-1939) ve Konya’da (1939-1940) tohum ıslah istasyonlarında devam etti.
1942-1944 yıllarında Bornova’da şeflik ve müdürlük görevlerinde bulundu.
1944-1945’te Malatya ziraat müdürü oldu.
Aynı yıl Türkiye Ziraî Donatım Kurumu personel müdürlüğüne ve ardından
Ziraat Vekâleti Zat İşleri müdür muavinliğine tayin edildi.
1948’deki bakanlık müfettişliği görevini bir yıl sonra ikinci defa Ziraî Donatım Kurumu personel müdürlüğü takip etti.
Aynı kuruluşta müşavir (1955) ve başmüşavir
(1962) olarak çalıştıktan sonra 5 Haziran 1972’de emekli oldu.
1960’ta çalıştığı kurum tarafından incelemelerde bulunmak üzere Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’ya gönderilen Sürelsan, 1968-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde dinî Türk mûsikisi öğretim görevliliği yaptı.
1961’de girdiği Ankara Radyosu’nda (1964’ten sonra Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu) çeşitli görevlerde bulundu. Haziran 1973’te Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Türk sanat müziği uzmanı ve Repertuvar Kurulu başkanlığına,
1975’te Ruşen Ferit Kam’dan boşalan Ankara Radyosu klasik koro şefliğine getirildi.
Aynı kurumda Türk mûsikisi tarihi ve form bilgisi dersleri okuttu.
Temmuz 1975’te Kültür Bakanlığı Türk Mûsikisi Komisyonu üyeliğine seçilişinin ardından 1977’de sağlık sebepleriyle Antalya’ya yerleşti ve Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Antalya Bölge Müdürlüğü’ne bağlı sözleşmeli uzman sıfatıyla çalıştı.
Aynı zamanda Akdeniz Üniversitesi Türk Sanat Müziği Korosu şefliği görevini de yürüttü. 1991’de devlet sanatçılığı unvanının verilmesinin yanı sıra Türkiye Yazarlar Birliği’nce yılın kültür adamı seçildi.
Aynı yıl Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından adına kurulan konservatuvardaki koro şefliği ve mûsiki hocalığı görevini ölümüne kadar sürdürdü.
12 Nisan 1998’de Antalya’da vefat eden Sürelsan’ın cenazesi iki gün sonra
Kalekapısı Camii’nden kaldırılarak Yeni Mezarlığa defnedildi.
İsmail Baha Sürelsan bestekârlığı, hocalığı ve özellikle araştırmacılığıyla dönemin mûsikişinasları arasında önemli bir yere sahiptir.
Evlerinde çeşitli sazların icra edildiği bir ortamda yetişmiştir.
Bağlama ve kanunla başladığı ilk mûsiki çalışmalarını tamburla devam ettirdikten sonra 1927’de Kanûnî Sâim Bey’den kanun dersleri almaya başlamıştır.
Çocukluğunda Bursa’da çeşitli mûsiki meclislerinde bulunmuş ve tekkeler kapatılıncaya kadar (1925) mukabele günlerinde Bursa Mevlevîhânesi’ne devam etmiştir.
Notayı lisedeki mûsiki hocası Mustafa Rahmi Bey’den (Otman) öğrenen Sürelsan 1945’li yıllardan itibaren Ankara Türk mûsikisi çevrelerinde tanınmıştır.
Ankara’daki evinde düzenlediği cumartesi toplantıları mûsiki, edebiyat ve sanat etrafında akademik düzeyde uzun yıllar devam etmiş ve pek çok sanatçının yetişmesinde mektep vazifesi görmüştür.
İlk defa 27 Mart 1938 tarihinde Bursa’da verdiği Türk mûsikisi konulu açıklamalı ve uygulamalı konferansları daha sonra Ankara’da sürdürmüş ve bunları hayatı boyunca devam ettirmiştir.
1961’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde başladığı Türk mûsikisi konferanslarını Sosyal Bilimler Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi, Kız Teknik Öğretmen Okulu, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı, Millî Kütüphane gibi kurumlarda sürdürmüştür.
Bu çalışmalarına önce Ankara’da, daha sonra Antalya Radyosu’nda hazırladığı açıklamalı koro programları da ilâve edilebilir.
Bu konferanslarda aynı zamanda iyi bir klasik koro yöneticisi olarak tanınmıştır.
Sürelsan,
Türk mûsikisi üzerine yaptığı yayınlarda araştırmacı kimliğini de ortaya koymuştur.
Bu konudaki makaleleri Ata Yolu (Antakya), Yeni Meram ile (Konya) Âhenk, Medeniyet, Karar, Son Dakika (Ankara) ve Dünya (İstanbul) gazetelerinde; Mızrap, Musiki, Musıkî ve Nota, Türk ve Batı Mûsikisi, Türk Edebiyatı (İstanbul) ve Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi, Bayrak, Hisar, Millî Kültür, Töre (Ankara) dergilerinde yayımlanmıştır.
Ahmed Râsim ve Mûsiki adlı eserinin yanı sıra (Ankara 1977)
Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde okuttuğu ders notları Dini Türk Musikisine Giriş adıyla yayımlanmış (Ankara 1972), ayrıca “Kantemiroğlu ve Türk Mûsikisi” başlıklı bir araştırması neşredilmiştir (Dimitrie Cantemir, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Ankara 1975, s. 73-108).
Onun yayımlanmamış Rahmi Bey adlı bir eserinden de bahsedilmektedir.
İsmail Baha Sürelsan’ın nefes, ilâhi, mersiye, peşrev, beste, yürük semâi ve şarkı formlarında doksan iki eser bestelediği tesbit edilmiştir (bunlardan yetmiş dokuzunun listesi için bk. Öztuna, II, 322-323). Güftelerinde vezin, anlam ve ritim uyumu dikkat çekmektedir.
Her biri makam seçimindeki başarısının örneği olan, özellikle şarkıların teşkil ettiği bestelerinde klasik tavır hissedilir.
İlk eseri 1950’de bestelediği, “Gönül her gördüğün dildâra birden müptelâsın” mısraıyla başlayan tâhir-bûselik şarkısı olup bestelerinde daha çok Fuat Uluç, Mahmut Nedim Güntel ve Halit Üzel’in güftelerini tercih etmiştir.
Bestekârlıktaki en verimli dönemini 1950-1960 yıllarında yaşayan Sürelsan’ın besteleri arasında, “Gönlüm düşüyor çırpınarak gizli kemende” ve, “O tebessüm o tavırlar o levendâne hıram” mısralarıyla başlayan acem-aşiran, “Güle sor bülbüle sor hâlimi hicrânımı dinle” mısraıyla başlayan bûselik, “Yaz günleri en tatlı hayaller gibi geçti” mısraıyla başlayan nihavend ve, “Ay gülsün ufuktan sana sen bak ona gül de” mısraıyla başlayan rast şarkısı Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu repertuvarında icra edilen eserlerden bazılarıdır.
BİBLİYOGRAFYA
Rahmi Kalaycıoğlu,
Türk Musikisi Bestekârları Külliyatı Sayı 17: İ. Baha Sürelsan, İstanbul 1962.
Mustafa Rona, 20. Yüzyıl Türk Musıkisi,
İstanbul 1970, s. 580-583.
TSM Sözlü Eserler, tür.yer.
Özalp, Türk Mûsikîsi Tarihi, II, 335-337.
Lâika Karabey, “Sürelsan Mektebi”, MM, sy. 141 (1959), s. 260-261, 271.
Oskay Alptürk, “Röportaj: İsmail Baha Sürelsan”, Musıkî ve Nota, sy. 16, İstanbul 1971, s. 27.
Öztuna, BTMA, II, 321-323.
İSMAİL BAHA SÜRELSAN BELGESELİ TRT
Bir yüz yıla tanıklık etmiş ustanın yaşamından geçen ezgiler ve sayfaların ruhu
Şimdi; Antalya'da geçen hayatının izlerinde kurulan
İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı kapısına varınca başladım incelemeye.
O Antalya ki
Onun kalbinde ne coşkular, ne acılar, ne düşler bırakmıştı.
1912-1998 tarihlerini yazmak kolay ama ya akan zaman tünelinde
Usta'nın sabrı ve iştigal ettiği yeryüzü aynasına taşıdığı
Sanatçı kimliğinde binlerce duygunun haritası yok mu?
Ya taşıdığı her izin içinde duran eserlerinin hayat notalarının ışığı tesadüf mü?
Bir sanatçının yaşam karelerinde öyle derinlikler vardır ki
O tarihi köprüden yürümezseniz onun eserlerinin kalemini fenerini göremezsiniz.
İsmail Baha Sürelsan anahtarını taşıdığı yurdun canında
İzlediği toprak kokusunun rüzgarını yakalamayı belleğine yazarak
Uzun maratonundan o bir yüz yıllık yaşamını biriktirenlerden olmuş.
Öyle olmasa;
Türk Musikisinin damarında sentezlere girer miydi?
Makamsal örgülerde eşsiz melodileri arar mıydı?
Hem döneminin zorluklarını hem de sanatın penceresinin korunmasını başarmak için
Büyük dirençler taşıyarak eserlerinin güneşinde
Antalyaya demir attığı günden itibaren boş durmadan üretmiş durmuş.
Ona verilen İsmail Baha Sürelsan Konservatuvar armağanı boşuna değil.
Sonsuza kadar yeni öğrencilerle ve eserleri çoğaltanlarla yaşayacaktır kainatında.
Bu kurumun ender insanlarından Alpdoğan Esenoğlu ile karşılaşmam ve beni ağırlaması
Ustanın sayfasına nacizane bir damla yazmama sebep oldu.
Işıklar içinde uyusun o hep aramızda sanatıyla, insanlığıyla...
AKIN OK





Yorumlar