YAŞAR SEYMAN VE AYDINLANMA KÜLTÜRÜ
- insanbulsanat
- 4 gün önce
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 3 gün önce











Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) genel kurullarına tek kadın delege olarak katıldı.
Sendikal mücadelesini siyasete de taşıyan Seyman,
1998 yılında CHP Parti Meclisi üyesi,
1999 yılında CHP’nin ilk kadın Genel Başkan Yardımcısı oldu,
bu görevini 2000 yılına kadar sürdürdü.
1989 yerel seçimlerinde SHP’den Ankara / Mamak Belediye Başkanı adayı olduysa da seçilemedi.
Sendikacı-yazar olarak yaşamını Ankara’da sürdürdü.
Yaşar Seyman’ın ilk yazısı (“Ozan Ali Yüce ile Söyleşi”) “Hürriyet Gösteri” dergisinin Ekim 1982 sayısında yer almıştı.
Daha sonraki yıllarda öykü ve yazıları “Gösteri”, “Sosyal Demokrat Dergi”, “Dünya”, “Milliyet”, “Cumhuriyet” dergi ve gazeteleri ile çeşitli kültür-sanat dergilerinde yayımladı. Yedi yıl “Bizim Gazete”de köşe yazarlığı yaptı.
14 Nisan 2004 tarihinden itibaren de “BirGün” gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor.
Ayrıca kimi TRT televizyon dizilerinde danışman olarak görev aldı.
“Hüznün Coşkusu Altındağ” kitabı ile 1986 Akademi Kitabevi araştırma - inceleme ödülünü aldı.
Bir Ankara /Altındağ monografisi olan bu eser, tiyatroya uyarlanarak Ankara Devlet Tiyatrosu’nda (1993), 2005’ten itibaren müzikal olarak Ankara, Bursa, Antalya ve Van Devlet Tiyatrolarında sergilendi.
Bu eserle tiyatro alanında,
1993 yılında Sanat Kurumunca Övgüye Değer Yazar Ödülü’nü ve 1995 Kültür Bakanlığı Özel Ödülü’nü aldı.
Seyman,
1998 yılında “Sabah” gazetesince Cumhuriyet’in 75. Yıldönümü nedeniyle seçilen “Aydınlanmanın 75 Kadını”ndan biri oldu.
13 Nisan 2007 tarihinde Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin makale dalındaki ödülünü aldı. 23 Nisan 2007’de, Global Unıon (UNI) tarafından verilen Avrupa’nın Başarılı Kadın Sendikacısı Ödülü Atina’da kendisine verildi.
Örgütlü toplum ve örgütlü birey olmayı savunan Yaşar Seyman’ın, “Bir kelebek kadar ömrüm olsa, örgütlü yapılarda tüketirim” sözü onun hayat felsefesinin özeti olarak değerlendirilebilir. Yüzlerce panel, tartışma programı yönetti ve bu tür etkinlilere konuşmacı olarak yer aldı.
Metin yazarlığını yapmış olduğu “Kadının Türküsü” müzikali,
3 Nisan 2004 tarihinde Almanya-Oberhausen’de Türkçe – Almanca olarak sunuldu.
Yirmi beş ülkeden kadın sanatçının katıldığı oyunu on iki bin kişi izledi.
Yaşar Seyman; SODEV, BASİDAV, BASİSEN, TÜRK – İŞ,
Yazarlar Sendikası,
Edebiyatçılar Derneği,
Dil Derneği ve PEN Yazarlar Derneği üyesidir.
Ayrıca, Avrupalı Sanatçılar Derneği (SANDER)’nin başkanıdır.
ESERLERİ:
Hüznün Coşkusu Altındağ (monografi, 1986),
Umut Gün Işığında (öykü, 1990),
Kadın ve Sendika (makaleler,1992),
Yüksek Sesle Düşünmenin Tam Sırasıdır (1997),
Söz Sözü Açtı mı? (söyleşi, Hasan Harmancı ile,1998),
Aydınlanmanın Kadınları (1998),
Kadınlar Olmadan Asla (1998),
Umut Gün Işığında (öykü, 2000),
Fındık Çiçek Açınca (2002),
Kadının Türküsü (Nisan 2004),
Fırat’a Mektuplar (2007).

Müyorbir Meslek Birliğimizin
6 Mart'ta 2026
Beyoğlu Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi sahnesinde
Tarihi bir buluşmaya tanıklık ettik ki
Yaşar Seyman'ı ilk defa orada dinleme fırsatım olmuştu.
Dünyanın savaşın içine sokulduğu anların gerginliğini sırtımızda olması
Bu etkinliğin değerini bir kez daha önemsetti gelen katılımcılara.
Figen Genç ve Ufuk Çoban dinletisiyle başlayan anlamlı saatlerin
Dünya Kadın Emekçiler Mücadelesi sayfasına bir pencere açılırken
Yaşar Seyman ilk sözlerini o alınteri ve özgürlük için bedel ödeyenlerin alnında
Bir köprü kurarak işcilerin emek tarihi kahramanlarına selam gönderirken
Onların yalnız kalmalarına rağmen,
Onları engelleyenlere karşı örgütlü olanların,
Omuz omuza vermeden ve birlik olmadan emek yıldızı olunmayacağının altın çizdi.
Yaşar Seyman yarım yüz yıllık hayatını sofrasını
Sendikal mücadeleye adayan ender aydınlarımız arasında ki
Türkiye'nin Kadın Öncüleri arasında olmak için
Durmadan maratonunu elden bırakmayan kararlığını
Hiç geri atmadan bu günlere taşıyan ruhuyla yaşarken
Müyorbir Etkinliğinde;
Kadın ve Sanat tarihine fener olanların sayfalarını
İlmek ilmek işleyerek bizlerle paylaşmanın güzelliğinde
İnsanlığın Sanatçılarının ateşten nasıl gömlek giyerek yarattıklarını
Adım adım tarihin şemsiyesini yaratan kadınların erdemini aktarırken
Muhteşem bir günün dakikalarını paylaşan ışığıyla
Yaşar Seyman hepimize yürekli sofra kurarak
Gönül dağlarına gelen umudun nefesi olmayı sürdürdü.
İnsanlık aşkına boyanan kadınları anlamak
Her kadına ışık olması yanında
İnsanlığa dersler vermesi de bir zaman tünelinde kalan karanlıklara
Cevap olacak okulun kapısını da açarken
Yeryüzü aynasına düşen ilk ışığın can suyu yerini büyütmeyi sürdürecektir
Tıpkı Yaşar Seyman ile günümüze kadar gelen insanlığın kültür tuğlaları derman olurken.
"YAŞAR SEYMAN'A DÜŞEN AKROSTİŞ ŞİİR";
Yalnızlıklar zamanına direnç ömrü yazanların gözlerinde
Ağlamak yok, yarını kuranlarla yürünen sevda ütopyası
Şansını omzunda taşıyan yeryüzü eliyle yıkanarak
Anadolu'nun güneşinde hamur olan kanatlarıyla
Rotasız kalmayan limanlar yıldızı yolculuğunda
Sözlerinin terazisi kalem özlü destan
Ezgilerinin gövdesi sancılar tözlü türkü
Yangınlarını bile bile ferman yazan deryasıyla
Masumlar treninde kaptan nadasında
Amansızlar anahtarının canında
Nar çocuklarına ümitler yurdunu kurarken
AKIN OK
YAŞAR SEYMAN İLE SEDEF KABAŞ Söyleşisi





Yorumlar