ZAHİT BÜYÜKİŞLEYEN SANATINA DÜŞEN GERÇEKLİK AŞKI

Zahit Büyükişleyen ile ilk karşılaşmam Zeytinburnu Belediyesinde açılacak sergiye gitmemle olmuştu.İstanbul'un en son kalan tarihi yapılarından birinin sanat penceresine kavuşması ayrı bir mucize ve ışık olmuştu.
Büyük emeklerle açılan serginin içinde yılların birikimi ve deneyselliklerinin zirvesi eserler
Önümüzde duruyordu.
O alınteri tarihinin ve göz nuru eserlerin arasında olmak değerliydi.
Hem kendisiyle sohbet edip hem de basılan kitabını imzalı aldım sağolsun.









"ZAHİT BÜYÜKİŞLEYEN TUALLERİNE AKROSTİŞ KALEMİ"
Zor alkışın damlalarını arayan gözlerle dünyaya açılan ellerin ısssızlığı
Anladı yüreğimde duran renklerin çocukluğunu
Habersiz kalan kıyıda çağıran yeryüzü saatine koşarken
İmkansız olan ne varsa başardı diye avunmadım
Tutuşan kalbin aşkına yakın yürüdüm
Bu iflah olmaz zamansızlık telaşı
Ürkek dağların yamaçında kalır mı?
Yangınlar rüzgarına karşı Donkişot feneriyle
Ümitler kapısında ruhum
Kaybolan kıtanın küllerinde mağma
İşgaller kanadına okyanus olmak var ya
Şirazesi kaymış dünya canında direnmez mi?
Limansız yaşar mı?
Emeller alnında yıkanan özlemler
Yaka paça kavulur mu yeryüzünde?
Enkazı kalmasın diye Nemrut'un bağrına yaslandım
Nuh gemisinde kalan insanlık sarkaçı gibi
AKIN OK





Yorumlar