top of page
  • Youtube
  • Facebook
  • Instagram

ELİSA'NIN İSTANBUL MACERASI

  • insanbulsanat
  • 9 Haz
  • 1 dakikada okunur

Eylül 1890’da, yirmi sekiz yaşındaki Elisa cesur bir adım atarak İstanbul’a tek başına gelir. O dönemde genç bir Avrupalı kadının bilinmezlerle dolu bu devasa şehre tek başına gitmesi büyük bir gözü karalığın işaretiydi.

Tek başına yapılan bu seyahat ben de hep merak uyandırmıştır.

Fausto ile kavga mı etmişlerdi?

Onu İtalya’da bırakıp sen olsan da olmasan da beni hayallerimi gerçekleştireceğim mi demişti?

Yoksa daha becerikli ve atik olduğu için önce Elisa’nın gidip düzeni kurmasına karar vermişlerdi?

Hepsi olası.


Bildiğimiz tek şey ise Elisa’nın sadece iki ay içinde, kendisi ve Fausto için iki ayrı ev kiraladığı ve İtalyanca ile resim dersleri vererek ekonomik bağımsızlığını kazandığı. Kasım ayında Fausto da İstanbul’a geldi ve çift, birkaç ay sonra St. Esprit Kilisesi’nde evlendiler.

Evlilik sonrası, Ayazpaşa Mezarlığı civarında ahşap bir eve yerleşen çiftin ilk çocukları Faustone 1891 yılında bu evde dünyaya geldi ve bu büyülü şehirde kök salmaya başladılar.



Fausto Zonaro,

İstanbul’a gelişini eşine borçlu olduğunu her fırsatta dile getirir:

“Elisa, sevgili eşim, İstanbul’da yaşama gücümü senin sayende kazandım.

Eğer sen önce gelip, bir çevre edinmeseydin ve bana cesaret vermeseydin, belki de İstanbul, Edmondo de Amicis’in kitabında okuduğum gizemli renkleriyle bir düş olmaya devam edecekti.

İlk yılları düşünüyorum da suluboya tablolar yaparak geçimimizi sağladık.

Çerçeve tamirleri yaptık, fotoğraf tabettik.”



Zonaro sanatıyla ün kazanmaya başlamış, Avrupalı diplomatlar ve Osmanlı aristokrasisi onun tablolarına ilgi göstermeye başlamıştı.

Elisa da boş durmaya niyetli değildi ve yeni bir fikir aklını çelmekteydi.

İstanbul’da fotoğrafçılar hem az sayıda hem de pahalıydı.

O halde neden fotoğrafçılık sanatını öğrenerek kendi fotoğraf stüdyosunu açmasındı?


 
 
 

Yorumlar


© 2035 by Site Name. Powered and secured by Wix

bottom of page