top of page
  • Youtube
  • Facebook
  • Instagram

HALET ÇAMBEL FENERİ

  • insanbulsanat
  • 16 Oca
  • 3 dakikada okunur

Bir kadın düşünün..

Hitit hiyerogliflerini çözdü, Türkiye’nin ilk açık hava müzesini kurdu, hem de olimpiyatlarda ülkesini temsil eden ilk Türk kadın sporculardan biri oldu...

O Halet Çambel!

1916’da Berlin’de doğdu.

Atatürk’ün yakın silah arkadaşlarından birinin kızıydı, ama onun hayatı başkasının gölgesinde geçmedi.

Kendi izini, kendi yolunu açtı.

Boğazköy’de stajyer olarak başladığı kazılarla büyüdü…

Karatepe-Arslantaş’ta Hitit hiyerogliflerinin sırrını çözdü.

Orada Türkiye’nin ilk açık hava müzesini kurarak arkeolojiyi, toprağın altındaki tarihi, halkın gözünün önüne taşıdı.

Çayönü’nde insanlık tarihinin tarıma geçtiği ana tanıklık etti,

Keban’da sular altında kalacak geçmişi kurtarmak için ömrünü verdi.

Ama sadece kazılarla değil, duruşuyla da tarihe geçti.

1936 Berlin Olimpiyatları’nda Hitler kendisini görüşmeye çağırdığında,

“Hükûmetim izin vermezse gelemem” diyerek reddetti.

Bir bilim insanının vakarını, bir Cumhuriyet kadınının gururunu taşıdı.

Eşi Nail Çakırhan’la birlikte yalnızca taşları değil, düşünceleri, evleri, hayatları da onardı. Arnavutköy’deki “Kırmızı Yalı”sını bile halka armağan etti.

Çünkü, Halet Çambel’in mirası sadece kazılarda değil, hayatın her yerindeydi.

12 Ocak 2014 tarihinde, 98 yaşında İstanbul'daki evinde hayata veda etti.

Bir bilim insanı, bir sporcu, bir Cumhuriyet kadını, bir ömrünü toprakla, tarih ile, insanlıkla yoğuran kadın...




HALET ÇAMBEL YALISI


Kırmızı Yalı, restore edilerek “Halet Çambel-Nail Çakırhan Arkeoloji ve Geleneksel Mimarlık Araştırma Merkezi” olacak.

Ülkemiz arkeolojisinin duayen ismi Prof. Dr. Halet Çambel’in Arnavutköy sahilindeki 1. grup eski eser olarak tescillenen yalısının ön restorasyon çalışmaları başladı.

Kırmızı Yalı olarak bilinen bina restore edilerek bağışlanma amacına uygun olarak “Halet Çambel-Nail Çakırhan Arkeoloji ve Geleneksel Mimarlık Araştırma Merkezi” olacak. Prof. Dr. Halet Çambel’in “Kırmızı Yalı”de denilen yalısı kültüre, sanata ve bilime büyük katkılar yapacak bir zenginlik odağı olmaya hazırlanıyor.

Yalının restorasyon projesinin müellifi Y. Mimar, restoratör Z. Ayşe Güngör, 1970 yılında 1. dereceden tescillenen yapının proje yürütücüsü ise Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü ve akademisyenleri.

Boğaziçi Üniversitesi, bina ve bahçenin tarihsel ve mimari önemini göz önüne alarak, 2009 yılında Halet Çambel Yalısı’nın restorasyonunu içeren kapsamlı bir projeye başladı. Söz konusu proje yalının bağışlanma amacına uygun olarak bir bilimsel araştırma merkezi olarak kullanılmasını hedefliyor.

Halet Çambel ve yazar, şair, gazeteci, uluslararası Ağa Han ödüllü korumacı eşi Nail Çakırhan, yalıyı 2004 yılında “Halet Çambel ve Nail Çakırhan Arkeoloji ve Geleneksel Mimarlık Araştırma Merkezi” olarak kullanılması için Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışlıyor. Halet Çambel, 2014’te yılında hayata veda edene dek yalıda yaşıyor.


Çocukluğunda arkeolog dayısı Erkin Emiroğlu ile birlikte Halet Çambel’in yalısına sıklıkla giden Güngör, yalıda yer alan farklı 50 kapıya dikkat çekiyor: “Halet Hoca anlatmıştı, Nail Çakırhan, kapılar yıprandıkça eskiciden yalıya uygun kapı alıp takarmış.”

Yapının, yapıldığı günden bu yana çok fazla fiziki müdahaleye maruz kalmadığını ve kimliğini çok büyük ölçüde koruyabildiğini belirten Güngör, binanın iç ve dış özellikleri ile bahçesinin doğal ve mimari yapısının korunmuş olmasının, hem duayen arkeolog Prof. Dr. Halet Çambel’in hem de yalıda onunla birlikte elli yıldan fazla yaşamış olan eşi Nail Çakırhan’ın, ömürleri boyunca kültürel, mimari ve antropolojik mirasları korumaya kendilerini adamış insanlar olmalarından da kaynaklandığını söylüyor.


Güngör, bu doğrultuda, yapı içerisinde çok fazla müdahaleye gidilmeden, gerekli konservasyon çalışmalarını yaparak yapının karakterini, yaşanmışlığını, malzeme ve teknik özelliklerinin korunmasını hedeflediklerini vurguluyor.

“Halet Hoca çok çalışkan ve kararlı biriydi. Yılmayan gerçek bir Cumhuriyet aydınıydı. Hoca Ali Rıza onun da resim hocası olmuş. Halet Hoca çizimlerini bize göstermişti. Halet Hoca’nın müthiş bir arşivi var.

Bu arşiv araştırma merkezinde korunacak.”


Bilinen tarihiyle yaklaşık 200 yıllık Halet Çambel Yalısı’nın önemli bir özelliği de 8 dönümlük bir bahçeye sahip olması. Binanın temelleri büyük ihtimalle1820’lerde atılmış olmasına rağmen bahçenin tasarımı ve altyapısal düzeni daha eski bir döneme rastlıyor. Halet Çambel Yalısı’nın en önemli ve nadir özelliği, binadan daha da eski olan peyzaj ve bahçesinin, bina ile beraber esas tasarımını korumuş olması.

Bahçede 86 defne, 4 Lübnan sediri, 12 palmiye, 55 erguvan olmak üzere toplam 335 tane ağaç yer alıyor. Ayrıca bahçede 1 tane de serdap (serinleme mekânı) var. Bugüne dek nadiren ulaşabilmiş Fars asıllı bir bahçe tasarımı öğesi olan “serdap” örneği de Halet Çambel Yalısı’nın arka avlusunda yer alıyor. Söz konusu mekân, kısmen yeraltına ve bahçeye açılan serin bir taş oda. Günümüzde nadiren bulunan bu önemli öğenin Halet Çambel Yalısı’nda korunmuş olması da önemli bir ayrıcalık.

Güngör, “İstanbul Boğazı’nda birçok yapı restore edildi, bahçesi talan edildi. Bir şekilde bu yalının bahçesi duvarlarıyla, setleriyle, sarnıçlarıyla ve özgün bitki örtüsüyle hiç bozulmadı. Restorasyon projesi onaylandı. Hem yapıyı hem de bahçeyi özgün değerleriyle koruyarak restorasyon yapacağız. Gerekmedikçe mevcut hiçbir yapı elemanı değiştirilmeyecek” dedi.

Ceren Çıplak Drillat

 
 
 

Yorumlar


© 2035 by Site Name. Powered and secured by Wix

bottom of page