MUHTEŞEM KARDEŞLER KUAFÖR SALONU
- insanbulsanat
- 23 Oca
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 26 Oca

İstanbul sofrasında dünya kuran yüreklerin
Ülkemizdeki yaşam ellerinin kurduğu hayatların
Bütün hikayesinin ilk tanıklığı ve insan sıcaklıkları
Berber dükkanlarında muhabbet canında akıp gitti.
İstanbul tanıklığı kadar bu esnafların tarihini anlamak
En güzel şarkıların,türkülerin içinde saklanır durur.
İncelikler sanatının bir başka mesleği
İnsanlığımızın estetik görüntüsünü büyüten kahraman eller ki
Onların maden işciliğini hafife almak olamaz.
O günler ki
Omzumuza düşen saçların yıldızlarını onlar görür.

Beyoğlu ilçesinin Örnektepe Mahallesinde nerdeyse 50 yıllık Ailesi Tahiroğlu ve Çocukları.
İstanbul'a Anadolu'dan gelen göç dalgasının birkaç semti arasında
Örnektepe Mahallesi ki
Haliç kıyısındaki Miniatürk Müzesi,
Haliç Üniversitesi,
Ticaret Odası Üniversitesi,
Bilgi Üniversitesi gibi okullar ayağının altında.
"Örnektepe Mahallesi Açık Hava Sineması"
herkesin ortak yaşadığı,buluştuğu en güzel mekanlar arasındaydı.
En eski camiiler'den olan
Şahadet Camii bir o kadar ibadetlerin yapıldığı tarih kokusu.
Daha önceleri,
Şakir Zümre Sobaları tarihi ve Kum depoları ile meşhur olan
Haliç yakasında
Sütlüce Mezbahası,
Karaağaç Dergahı gibi yaşanan zaman aynası var.
1950'li ,1960'lı,1970'li yılların sırtında
Ülkenin yaşam katarı farklı gündemlerle hayat tercihini yaptırmıştı herkese.
Babam Avusturya macerasından dönmüş.
Dayım Abbas Aynalı Kavak Polis Karakolu'nda görev yapıyor.
İstanbul 1970'lerin ortasında
Gecekondu işgalleri ve yaşam kurmaya çalışanların arenasında memleket.
Karaoğlan efsanesinin saatlerinde nefes alıyordu.

Coşkun Tahiroğlu kaptanlığında muhteşem kardeşlerin;
Kuaför Salonu sofrasına gelen üç kuşak mahallenin büyük bir mutluluğu var ki
O bayramına yetişmek isteyen;
O damatlığını kutlamak isteyen,
Özel toplantılara yetişmeye çalışan telaşın içinde
Bir ressamın tablosundaki konsantrasyonu
Ya da bir bestecinin kompozisyon yazan nota elleri titizliği var.
2026 yılının yere düşen yapraklarında
Derin ekonomik kriz, ağır vergiler yükü derman ararken
Beyoğlu ilçesinin en kalabalık nüfusuna sahip
Örnektepe Mahallesi sakinleri arasında
Muhteşem Kardeşler sabrının salonunda
Ne anılar, ne acılar, ne mutluluklar akıyor.

Muhteşem Kardeşler bir orkestranın hayat provalarında
Onlarca yüzün aynasına alınteri dökerek, sessizlik rotasında
O ekmek teknelerini koruyacak eserin ağacı ile kök salmışlar.
Gülen umutlarını;
Gören erdemlerini;
Gökyüzü sabahını;
Görkemsiz bırakmadan makas ucunda ışık oluyorlar.
Ağrı dağı eteklerinde yağan karları
Memleket bayrağını yüreğinde taşıyorlar.
Gösterişsiz sabırlar canına yakın bir çarenin saati yok mu?
Emeklerin alınterine alkış bırakmak zor mu?
Ne müşteriler gelir geçer gider.
Ne panikler içinde ne umutsuzluklar espri doğurur.
Muhteşem Kardeşler küçük gülme güneşini armağan eder.
Onlar bazen ülkenin muhtarı,
Onlar bazen ülkenin insan sarrafı,
Onlar bazen ülkenin can suları,
Onlar ekmeğini paylaşan zaman dervişleri olurlar.

Sanılır ki;
Küçük bir odanın kalbi olmaz.
Oysa, orada nefes alan bir çocuk sızısı kadar
Şenlikler rüzgarı çaresizliği atar sırtından
İstanbul kapısına yazdıkları yaşam ömrünün
Tahiroğlu imzasında atalarının toprak yüzü hep konuşur.
Evet, Örnektepe Mahallesi
Haliç denizindeki dalgaların sancılı ülke tarihi sofrası gibi
72 Milletin kardeşi, arkadaşı, candaşı, sırdaşı, yoldaşı olan
Bir Muhteşem Kardeşler tabelasının gerçek günleri
İstanbul'dan Dünyaya akan saatler soluğu bitmiyor.
Yoksulluğu zenginlik yapan insanlık ağacının
Örnektepe Mahallesinde duran yürekleri
Ertelenmeyen makaslar kuşağında raylarına akıyor.
Ustalık diplomasını hayat okulunun gözlerinde taşıyan
Çıraklar tuğlası için yollar açan her insanın emek aşkı
Mutlaka mucizelerini yaratıyor.
Coşkun Tahiroğlu makasında büyüyen insanlık fenerinin
Örnektepe Mahallesinde olması tesadüf değil.
Malum zaman dolarken
Traş olma saatini kaçırmadan dükkana yürüyorum.
Öyle bir orkestra ile sahne alacağım ki
Dünya sahnelerinin şefleri muhteşem kardeşleri kıskanacaklar.
Muhteşem zamanların saati yazılır
Örnektepe Mahallesi kapısı
Yılların ayak izleri düşer sokağına
Coşkun sabahın gözlerinde açar
Ellerinde fırçası
Nöbet tutar
Kimler gelir geçer
Tozunu alır gibi
Aynası sarar
Onlara bakar avuç içleri
Bileğini güçlü tutar
Durduğu yer hayat minderi
Bütün saçların şiiri damlar eline
İçerde demlenir alınteri
Türküler çalar
Ağrı dağının eteklerinde
Ceylanlar çıkar mağrasından
İnsanbul çağırır
Haliç kıyısında durmayan çocuklar
Sıraya girer
Burası sadece saçın ağırlığı kadar renklerin
Kar suyuna geldiği limansa
Bir tutam mutluluk izleri
İki köprü kurar
İnsanlık müzesine kalan
Mahallenin ruhunda
Muhteşem kardeşler yurdunda
Umutlar biriktiren
Kumrular kanadı gibi
İçimizde yangınlar söner
Bir tutam saç için makasın sihri
Kucaklar sanatını yaşatan erbablarla
Yollar uzun zarfını bırakan ekmek kokusu
Bana kalan mucize sözleri
Yazmasam olmazdı...
#AKIN OK#





Yorumlar