NERİMAN ALTINDAĞ TÜFEKÇİ:TÜRKÜLERİN GÜNEŞİ
- insanbulsanat
- 7 Şub
- 2 dakikada okunur

Amasyalı Nurettin Behiç Altındağ ile Erzurumlu Hayriye Hanım’ın kızı olan
Neriman Altındağ Tüfekçi, 1926’da İstanbul’da dünyaya geldi.
Başarılı sanatçı, Nene Hatun İlkokulu ile Nişantaşı Kız Lisesi’ni bitirdi. Liseden mezun olduğu 1942’de, sınavla Ankara Radyosu’na giren Tüfekçi,
Türk halk müziğinin bağımsız bir dal olarak ayrılmasından sonra bu ihtisas dalını seçen ilk kadın oldu.
Tüfekçi, 1949’da Ankara Radyosunda,
Yurttan Sesler Korosunda şef yardımcılığına atandı,
1950’de Türk halk müziği repetitörü, 1953’te ise Türk halk müziği solist öğretmeni oldu.
İlk Türk halk müziği kadınlar korosunu 1957’de kuran ve yöneten sanatçı,
1959’da İstanbul Radyosuna atandı.
Başarılı sanatçı, aynı yıl “Yurttan Sesler Kadınlar Korosu”nu hayata geçirdi.
İstanbul Radyosunda solistliğin yanı sıra Türk Müziği Şube Müdür Yardımcılığı görevini de üstlenen Tüfekçi, 1972’de yeniden Ankara Radyosuna döndü.
Türk Musikisi Devlet Konservatuvarının Kurucu Üyelerindendi....
Neriman Altındağ Tüfekçi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuvarının kuruluş çalışmalarına katılmak amacıyla, 1976’da TRT’den ayrılarak İstanbul’a döndü, 2009’a kadar konservatuvarda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.
Repertuvarındaki türkü ve özellikle uzun havaları, aslına ve yöre üslubuna uygun yorumlayarak büyük başarı ve ün kazanan Tüfekçi, zamanın akademik eğitim veren tek kuruluşu olan Ankara Radyosundaki büyük jürileri tarafından yapılan sınavları üstün başarıyla kazandı.
Başarılı sanatçı, Türk halk müziği alanında, ilk kadın solist, ilk kadın öğretmen, ilk kadın koro şefi olurken, aynı alanda verilen ilk ve tek kadın artist-öğretmen unvanlarına da layık görüldü.
Nida Tüfekçi ile yazdığı “Memleket Türküleri” adlı bir de kitabı da bulunan sanatçı ayrıca 100’den fazla derlemeye imza attı.
Sanatçı, gerek şef ve gerek solist olarak çeşitli radyo ve televizyon konserlerinin yanı sıra, Japon Kültür Bakanlığının özel davetlisi olarak Tokyo ve Ishikawa’da çeşitli konserler verdi.
Ulusal ve uluslararası kongre ve sempozyumlarda çeşitli bildiriler de sunan Tüfekçi,
halk müziğiyle ilgili konularda konferanslar verdi.
Tüfekçi, 3 Şubat 2009’da yaşama veda etti.

Cumhuriyet dönemi müzik politikasının bir gereği olarak, büyük şehirlerde yetişmiş, klasik eğitime yatkın ses sanatçıları, “halk müziği”ne yönlenmek gereği duydular.
Nitekim, kızkardeşi Perihan Altındağ klasik Türk müziğinde adını duyururken
Neriman Altındağ, diğer bir çok şehirli ve eğitimli sanatçı gibi, halk müziğini seçti, Muzaffer Sarısözen tarafından radyoda başlatılan “Yurttan Sesler” ekolünün ilk kuşağı sayılan altı sanatçıdan biri oldu.
Uzun hava tanımı altında toplanan ezgilerin bir diğer özelliği, perde perde yükselen bir seyir izlemeleri ya da en yüksek perdeden okunmaları.
Bu perdeler arasında dolaşabilecek sesin ise “erkek sesi” olduğuna inanılır.
Neriman Altındağ, benzersiz “hançere”si ile ve okuduğu maya, hoyrat, bozlaklarla bu inancı yıktı.
İlk eşi Muzaffer Sarısözen’den ve onun ölümünden sonra ikinci eşi olan Nida Tüfekçi’den hayli esin ve etki aldığı açıktır.
Günümüzde “uzun hava” okuyan Aysun Gültekin, Arzu Aldemir, Adile Kurt Karatepe, Münevver Özdemir, Şerife Hatun vd. gibi kadın sanatçılar üzerinde ise onun belirgin bir etkisinin bulunduğunu gözlemliyoruz.
O bütün “yurdun sesi”dir, dolayısıyla Anadolu’nun her köşesinden ezgiler onun sesinde buluşmuştur.
Diyarbakır hoyratı “Diyarbakır dolar şimdi”,
Sivas ağıtı “Yastadır ey deli gönül yastadır”,
Kerkük beşirî hoyratı “Oyan yeri”,
Erzurum mayası “Akşam olur güneş gider ay gelir”,
Urfa asker havası “Kışlalar doldu bugün”,
Urfa ağıtı “Kayalar kayalar sarı kayalar”,
Kelkit mayası, Kırklar semahı ve diğer semahlar, bozlaklar, nefesler onun pürüzsüz sesinde Anadolu’yu yeniden kurar...
(Tahir Abacı, “Neriman Altındağ Tüfekçi: Uzun Hava Okuyan İstanbullu”, GRAMOFONLU KAHVEHANE, İkaros Yayınları, 2012.)





Yorumlar