ONAT KUTLAR'DAN KALAN
- insanbulsanat
- 12 Oca
- 1 dakikada okunur

"Sen gittikten sonra iki çalgıcı turnalar semahını çaldı ve kimse dinlemedi onları benden başka. Sarımsak kokusunun yoksulluk ve rakıyla buluştuğu saygısız kalabalıkta kimse duymadı beni terkeden kanatların bıraktığı esintiyi.
Biri incecik öbürü kalın iki tel vururken çalgının yüreğine nicedir aklımı kurcalayan
Bertolt Brecht'in "Sevenler" şiirini düşündüm bir yaşamdan ötekine yan yana uçan iki turnayı. Taa yirmi sekizlerden.
"Güneşin ve ayın az değişken dilimleri altında uçup giderler yine, böyle tutkun birbirine.
Hey, nereye gidersiniz? - Hiç bir yere - Nerden gelirsiniz?
Her yerden. Sorarsınız, ne zamandır birliktesiniz? diye.
Az zamandır.
Ne zaman ayrılacaksınız peki? - Yakında."
Çıktığımda hava acıktı ikindi güneşi gibi nicedir ısıtmayan parlak ayın az değişken dilimleri altında yürürken sordum kendi kendime.
Nereye gidiyorsun?
Hiç bir yere. Ne zamandır yalnızsın? Bilmem, denize ve ay ışığından yapraklar kesen şiire sormalı bunu. Daha yazılırken bir anıya dönüşen şiirlere
Sordum kendi kendime ne yapılabilir çamurdan?
Heykel
Acılardan? Aşk.
Yoksulluklardan bir devrim bile yapılabilir.
Ama hiç bir şey hiç bir şey yapılamaz ayrılıklardan.
Sen, çalgıcılar ve ay ışığı çekip gittiniz uykunun eşiğine vurulmuş bir turna gibi dönerek
düşerken sordum otuz dokuzlardan Bertolt Brecht'le birlikte "Ne yapmalı peki?"
Aklım dokunacak bir başka akıl arıyor.
Nicedir yabancı denizlerde yıkanan tenim başka bir teni.
"Ne yapmalı?"
Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden
Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın.
Ama hiç bir rüzgar dolduramaz boş kalan yerini,
bir yaşamdan ötekine birlikte uçan turnaların yerini gökyüzünde. "
( 25 Ocak 1936 -- 11 Ocak 1995 )





Yorumlar